Team Oğuzhan olarak 2007 yılı yarışlarını, koydumuz tüm
hedeflere (KOG-IYK-TAYK trofelerini kazanmak) ulaşarak
tamamladık. Bu sene aldığımız Mumm 30 sınıfı Oğuzhan Junior
ismini verdiğimiz teknemizle Sardunya - Porto Cervo'da yapılan
Dünya şampiyonasına katıldık.
Öncelikle yarışların düzenlenmesinde ve bize destek olan herkese
teşekkür etmek istiyor, başarımızı tüm emeği geçenlerle
paylaşmak istiyoruz.
Sezon bizim için ekip arkadaşımız Can'nın talihsiz kazasıyla
başladı. Can'nin geçirdiği ciddi kazayı büyük ölçüde atlatarak
aramıza dönmesi ise tüm ekip için en büyük mutluluktu.
Yarışlara gelince, 2007 sezonu başında tüm trofeleri kazanmak
parolasıyla yola çıktık. Ekibimiz sezon başında takım koçumuz
Dave Scott idaresinde ciddi bir antreman dönemi geçirerek
hazırlandı. Eksik gördüğümüz yönlerimizi sezon boyunca yakın
yarışlar olacağınıda hesaplayarak gidermeye çalıştık.
Bu yılki yazımızda, geçirdiğimiz sezonu genel olarak
değerlendireceğiz.
ÖLÇÜ ve SINIFLAR
Uzun zamandır savunduğumuz endorsed ölçü sistemi büyük
eksiklerine rağmen başladı, bizde kalamış marinada tahsis
ettiğimiz tartı aleti ile buna destek olduk. Bundan sonrada bu
desteğe devam edeceğiz.
Hem KOG hemde TAYK endorsed sertifika konusunda sezon başında
gösterdikleri cesur ve ilerici tavrı devam ettiremedi ve
endorsed sertifikayı filo geneline yayamadı. Tartı aletleri
sezon başladıktan sonra hiç kullanılmadan marinalarda yattı.
Belirli bir takvim içerisinde tüm teknelerin tartı ve su
ölçüleri yıl içerisinde yapılsa, bir sonraki sezon başında zaman
yetersizliğinden dolayı ölçü yaptıramama bahanesine kimse
sığınamazdı. 2008 sezonunda hiç zaman kaybedilmeden mümkün olan
tüm teknelere endorsed sertifika zorunluluğu getirilmesini arzu
ediyoruz.
Sezon başında KOG bizimde savunduğumuz raiting bantı sistemini
kullandı ve başarılı oldu. Bu sistemin küçük ayarlamalar dışında
en az 3 yada 5 yıl bir süre ile değiştirilmeden kullanılacağının
KOG tarafından açıklanması ise tekne sahiplerinin yada yeni
tekne alacakların yarışacakları sınıfı seçme konusunda daha
rahatlatacağını düşünmekteyiz.
TAYK' in KOG'la anlaşamıyarak kurduğu grand prix sistemi ise
bizi hayal kırıklığına uğrattı. Grang prixyi seçen teknelerin
sadece adları grand prix kalıp filonun geri kalanıyla aynı
yarışları ve rotaları uyguladılar. TAYK'in ülkemiz gerçeklerine
pekte uymayan bu sistemden yeni sezonda vaz geçeceğini umuyoruz.
Biz nasıl şamandıra yarışlarını daha çok seviyor ve
yarışçılığımızı geliştireceğini düşünüyorsak, diğer sınıflardaki
birçok yarışan dostlarımızda daha gezi tarzı, bir yerden bir
yere gidilen rotaları seviyor. Bizce yapılan yarışlarda ufak
sınıflarla büyükler kesinlikle ayrılmalı. Daha yarışçı olanlar
şamandıra yarışları yaparken, daha gezici olanlar sabit
şamandıra, ada, burun dönebilirler. Aynı start finiş hatları
kullanılabilinir ve ayrıca rüzgar dönmelerinde arkadan başka
tekne gelmediği için şamandıralarda yeni rüzgara göre
düzeltilebilir.
YARISLAR
Geçen yılki değerlendirmemizde yarış sayısının arttırılması
yerine, regatta tipi çok yarışlı uzun hafta sonu yarışları
yapılmasının daha sağlıklı olacağını bildirmiştik. Fakat aksine
tüm kulüpler sözleşmiş gibi, her hafta sonu cumartesi pazarıda
içine alıcak şekilde, bazıları 1 saati bile bulmayan yarışlar
düzenlediler. Bu uygulama hem ekiplerin yarışa gerektiği gibi
hazırlanmalarını engellediği gibi, gayet keyifsiz yarışlarla
sezon için ayrılan bütçelerinde çok üstüne çıkılmasına neden
oldular.
Uzun yıllardan sonra TAYK dışında tüm kulüpler birleşerek tek
bir trofe üzerinde anlaştılar. Bizim içinde çok değerli olan bu
trofenin kalitesini arttırarak uzun yıllar sürmesini diliyoruz.
KOG - IYK
Bizim en keyif aldığımız yarışlar; Naviga, Kahve Dünyası ve Shop
and Miles yarışları oldu. Bunu dışında yelken sporu için çok
değerli bir sponsor olan UBS yarısınında adına yakışır şekilde
en azından bir kaç yarıştan oluşmasını dilerdik.
Bunu yanında, sahilden start verilerek koy içinde yapılan
yarışlara güvenlik açısından ve parkurun rüzgara göre
kurulamamasından dolayı kesinlikle karşıyız. Köy içerisinde her
gün artan trafik, antreman yapan kursiyerler, her geçişimizde
yüreklerimizin hopladığı ve bu yıl ciddi kazaların yaşandığı
Öreke taşı bizim bu düşüncemizin temelini oluşturuyor.
Bizce bu yarışlar mutlaka koy dışına taşınmalı, startlar ise
tercihan filonun samandıra başında sıkıntı yaşamaması için orsa
olarak verilmelidir. Aksi halde sırf karadan start verebilmak
için atılmış ciddi tek tarafa avantaj veren start hatları, ve
Kalamış koyunun hergün artan tekne trafiğinde olması muhtemel
kazalar, organizasyonu yapan kulüplerin sorumluluğunda
olacaktır.
Sırf boğazda yarış yapmak amacı ile yılda 7-8 kez boğazda yarış
düzenlemek, böyle mükemmel bir yarış parkurunun değerini
düşürmekte. Özellikle rüzgarın elverişli olmadığı günlerde küçük
teknelerin akıntıyla mücadelesini zorlaştırmaktadır. Bizim en
keyif aldığımız boğaz rotası ise, hem uzunluğu hemde fazladan
orsa-pupası olması nedeniyle IYK'nin düzenlediği Kuzey Deniz
Saha Komutanlığı yarışı olmuştur.
TAYK
Sezon başında yaptığı değişik sınıflandırma ile dikkati çeken
TAYK bize göre amaçladığı "grand prix" yarışları mantığına
yaklaşamamıştır. Bizce grand prix, sadece sınıflandırılmada
değişiklik yapılarak, o sınıftan fazla kayıt ücreti alarak
oluşturulamaz. Bunun yolu o mantığa uygun yarışlar düzenlemekten
geçer.
Yıllardır yarış yelkencilnin öncüsü ve lideri konumundaki kulüp,
yıllardan beri yapmakta olduğu yanlışları tekrarlamaktan
vazgeçmiyor. Tüm gün denizde kalınıp yapılan kısa, bir saati
bulmayan yarışlar, çok kötü atılmış rotalar ve start hatları,
karadan verilen startlar artık bizi bu kulübün yarışlarında hiç
şaşırtmiyor.
Senenin herhalde en kötü olayı Güney yarışının 15 gün öncesinden
iptal edildiğinin duyurulmasıydı. Lojistik olarak tüm
organizasyonunu yapan ekipler çok zor durumda kaldılar. Birçoğu
rezervasyonunu ya iptal ettirdi yada belirsizlikten dolayı onay
veremediğinden kendiliğinden iptal edilmek zorunda kaldı. Böyle
çok katılımlı, büyük lojistik hazırlık gerektiren yarışın bu
şekilde "iptal ettim, yok yok tamam yapıyoruz" havasında
organize edilmesi Türkiyedeki yatçılık için çok büyük bir
ayıptır.
Bu sene de Güney yarışının Turgutreis finişi yine adalar içinde
rüzgarsız bölüme atılmıştı. Geçen seneki dileğimizi burada
yineliyoruz.
Tüm yat camiasının icraatlarını ve kararlarını izlediği
kulübümüzün, geçen sezonları iyice bir değerlendirip önümüzdeki
yıllarda yapacağı yarışlar için kökten değişiklikler içeren
reformlarıda içeren bir düzenleme yapması gerektiğine
inanıyoruz.
Geçen sene sonunda Yat sınıf Sekreterinin şahsi uğraşlarıyla
yatçıları bir araya getirdiği toplantıda bu sınıfı ileriye
götürecek adımlar atılacağını düşünerek ayrılmıştık. Ama
maalesef bu senede önceki senelerde olduğu gibi bir farklılık
gözlenmemiştir. Ayrıca Federasyon Icra Kurulunun Temmuz ayında
yayınladığı yazıyla sponsor bulmakta zorlanan kulüpler bir ek
maddi yük ile karşı karşıya kalmıştır. Niyetimizin üzüm yemek
olması gerekirken, icraatlara bağcıyı döverek başlıyoruz. Umarız
camiamıza destek olan sponsorları kaçırmayız.
SONUÇ
Bu yazıda geçen yıllarda ki yazılarmızda olduğu gibi yarışları
tek tek incelemedik çünkü bunlar maalesef geçen yıllarkilerle
genel olarak aynı. Bizim arzumuz tüm yelken kulüplerinin ortak
bir sistemde anlaşmaları, yarışları sadece yarış yapmak amacı
ile değil, uluslararası kural ve genel yarış prensiplerine uygun
bir şekilde düzenlemeleridir. Biz Türkiye'de istenirse modern
dünya ölçütlerinde yarışlar yapılabileceğini biliyor inanıyoruz.
Her yelken sınıfında olduğu gibi düzenlenen uluslararası
yarışlarda organizasyona ve prensiplere gösterdiğimiz özeni biz
bize kaldığımızda hemen kendimize göre değiştiriyoruz.
Son birkaç senedir kulüpler, federasyon yetkilileri sezon
öncesinde yatçılarla bir araya gelip, iyi niyet ve büyük bir
hevesle gelecek sezon için yapılacaklarla ilgili yatçılara pembe
tablolar sunuyorlar. Ama maalesef sezon başladıktan sonra
bunların çoğu unutuluyor ve biz kaldığımız yerden, aynı
şartlarla yarışmaya devam ediyoruz.
Bu yıl yaşanan olaylar ve bunun tekrarlanacağına olan inancımız
bizi önümüzeki sezon için bir takım kararlar almaya zorladı.
Üzülerek açıklıyoruz ki önümüzdeki yıl hiç bir trofeyi takip
etmeyeceğiz. Yarış programı açıklandıktan sonra, bu yazımızda ve
geçen yıllardaki yazılarımızda belirttiğimiz prensiplere
uyduğunu düşündüğümüz yarışlara gireceğiz.
Herkesin Kurban bayramı ve yeni yılını kutlar, yarışlarından
keyif alacağımız bir 2008 sezonu dileriz.

Ziyaretçi Defterine
Görüşlerinizi Yazabilirsiniz